Gönderen Konu: Şapkadan Tavşan Çıkartmak  (Okunma sayısı 96 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Chauncey Billups

  • AlaturKE
  • Administrator
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 14579
  • Mr Big Shot
    • Profili Görüntüle
    • WWW
Şapkadan Tavşan Çıkartmak
« : Aralık 21, 2009, 20:47:21 ÖS »
NBA'de de, tüm sporlarda olduğu gibi bir genel menajerin veya bir başkanın oyuncudan veya yetenekten ne kadar anladığı görebilmek için draftlerde lottery veya ilk turun üst bölümlerinde seçtiği oyunculara değil, ikinci tur veya daha aşağı sıralarda, hatta serbest kalmış ve hiç draft edilememiş oyuncuları bulmasıyla değerlendirmek lazım derler. Sonuçta bugünün scout sistemi ile en yetenekli veya en istibal vaad eden oyuncuları, bir başka deyişle kremanın kremasını bulmak pek de zor değil. Bu nedenle herkesin ''can't miss'' yani ''ıskalayamaz'' dediği oyuncuları değilde, ''fell through the seems'' dediği yani ''zemindeki çatlaklardan aşağıya düşen'' oyuncuları bulmak çok önemlidir. Bu tür başarılarla ün yapmış önemli sayıda genel menajer var. Hemen aklıma gelen ilk birkaç tanesini saymak gerekirse, Jerry West, R.C Buford, Kevin O'Connor, John Hammond, Sam Presti, Daryl Morey, Maurizio Gherardini ve Geoff Pietrie rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak aralarında bir tanesi var ki, bu yılki draft sonuçlarına da baktığımda hakikaten şapkadan tavşan çıkaran bir sihirbaz diyebiliriz onun için. İşin ilginç tarafı Detroit Pistons'ın başkanı Joe Dumars elinde güçlü kağıtlar olduğunda, yani lottery pick veya ilk turun üst bölümlerinde seçme hakkı, pek de başarılı olamamış. Hatta rahatlıkla başarısız olmuş bile diyebiliriz. Ancak iş biraz içgüdüye, biraz araştırmaya ve değerlendirmeye Dumars gibi bir yetenek avcısının çok sıkça rastlanan biri olmadığını da anlamak epeyce kolay.
 
 Dumars 2000 yılında Pistons'ın başına geldi ve ilk NBA Draftinde iyi bir seçim sırası olan 14.üncü sırada seçme hakkına sahipti. Detroit'in bulunduğu Michigan eyaletinde yer alan Michigan State Spartans Üniversitesinin yıldız oyun kurucusu Mateen Cleaves'ı seçti. Aynı draftin ikinci turunda ise ki 44.üncü sıraydı bu halen NBA'de oynayan ve yine Big 10 Liginde yer alan Purdue Boilermakers Üniversitesinden forvet Brian Cardinal'ı tercih etti. Dumars'ın ilk draftine baktığımızda Michigan eyaletinin en güçlü iki NCAA takımı olan Michigan State ve Michigan Wolverines Üniversitelerinin yer aldığı Big 10 Liginin sert oyunundan etkilenmiş olduğu net bir şekilde ortaya çıkıyor. Pistons ''Kötü Çocuklar'' olarak ün yaptıysa Big 10 Ligi de ''Kötü Çocuklardan kurulu takımların ligi'' olarak belli ki Dumars'ın takdirini kazanmış. Ancak Cleaves seçiminde başarılı olamamasının sebebi, sanıyorum ki çevre baskısı veya çevre etkinliği olabilir. Cleaves Michigan State'i Magic Johnson'dan sonra bir NCAA şampiyonluğuna taşıyan ikinci oyuncuydu. Johnson gibi oyun kurucuydu, Johnson gibi liderdi, Johnson gibi kazanan ve kazandıran birisiydi, Johnson gibi pek şut sokamazdı, Johnson gibi takım arkadaşlarını yukarıya çekmeyi becerirdi. Ancak maalesef Johnson?dan çok daha kısa, çok daha az atlet ve NBA'de bazı masörlerden bile biraz daha ağırdı.
 
 Dumars'ın 2001 yılı drafti ise ilkinde pek farklı değildi. İlk turda dokuzuncu seçme hakkıyla ligde tutunamayan Rodney White seçmiş ve yine sınıfta kalmıştı. İkinci turda 37.inci sırada ise Milli yıldızımız Mehmet Okur'u seçmiş ve Cardinal ile elde ettiği yetenek avcısı ünvanına ün katmıştı. Memo halen NBA'de ilk beş başlıyor, All-Star oldu ve sağlıklı olduğunda NBA'in en iyi 10 pivotu arasında sıkça gösteriliyor. 2002 Draftinde ise Dumars'ın ikinci turda seçme hakkı yoktu ancak ilk turda, sonlara doğru 23.üncü sırada Tayshaun Prince'ı seçti. Prince halen Dumars'ın Memo ile birlikte en önemli kaptı kaçtılarından birisi olarak gösterilir.
 
 2004 yılında Dumars'ın yüksek seçimlerde yaşadığı başarısızlıklardan kurtulması için ideal bir ortam vardı. Pistons şampiyonluk adayı bir takıma sahipti ve ilk turda ikinci sırada seçme hakkına sahipti. Herkes LeBron James'in ilk sırada seçileceğini ismi gibi bildiğinden, Dumars'a Carmelo Anthony, Chris Bosh, Dwyane Wade kalıyordu. Dumars ise Sırp Darko Milicic'i tercih etti ve kariyerinin de en büyük hatasını yaptı. Dumars ilk turun 25.inci sırasında oyununu her geçen yıl biraz daha geliştiren ve halen NBA?de forma giyen Carlos Delfino'yu seçmişti, ancak Milicic seçimi bir çok okun Dumars'a çevrilmesine neden olmuştu. Ancak Pistons takımı çok iyi bir takımdı, Milicic seçildikten sonra bir NBA şampiyonluğu ve bir de NBA Finali oynadı. Milicic seçimini Yunanlı Andreas Gliniadakis, Rickey Paulding ve Alex Acker gibi kariyerlerini Avrupa?da sürdüren veya sürdürmeye çalışan seçimler takip etti. Dumars ile ilgili soru işaretleri gündemden düşmüyordu ki, 2005 NBA draftinde başlayarak tavşanları artarda şapkadan çıkardı.
 
 2005 yılında ilk turda 26.ıncı sırada Jason Maxiell ve ikinci turda 56.ıncı sırada Amir Johnson'ı seçti. Maxiell zaman, zaman ilk beş başlayan ve Pistons takımın ve ruhunun önemli bir parçası olan iyi bir görev adamı olurken, Johnson halen ligde oynamaya devam ediyor. 2006 yılında Dumars'ın tek seçim hakkı vardı ve o da ikinci turda son haktı. Dumars 60.ıncı sırada şu anda Pistons da altıncı adam olan 12.8 sayı, 3.0 ribaunt ve 4.5 asist ile oynayan guard Will Bynum'ı seçti ve şapkasından muhteşem bir tavşan çıkarttı. 2007 yılında ilk turun sonlarında (27.inci sırada) Arron Affolo ve ikinci turların sonunda ise Sammy Mejia'yı seçti. Buralarda kalıcı oyuncu bulmak her zaman garanti değildir ve her ne kadar Affolo kariyerine ligde devam ediyor olsa da, bu iki seçime de tavşan demek kolay değil. Ancak 2007 yılında 15.inci sırada Dumars çok cesur ve sezgisini en iyi şekilde ön plana çıkaran Rodney Stuckey seçimini yaptı. Stuckey pek bilinmeyen Eastern Washington Üniversitesinden bir oyuncuydu, ne tam oyun kurucu ne de skorer guard denilebilirdi ancak şu anda Pistons da 19.8 sayı, 4.5 ribaunt, 4.5 asist ve 1.4 top çalma ortalamasıyla oynuyor ve All-Star olacağı günlere de hızla yaklaşıyor.
 
 Dumars bir yıl sonra halen ligde oynayan D.J White'ı ilk turun 29.uncu sırasında, şu anda NBDL de oynayan Deron Washington'ı seçti. Belki Dumars standartlarında bir yıl değildi, ancak 29 ve 59.uncu sıralardanda her draftte önemli bir şeyler çıkarmayı sihirbazlar bile beceremezdi. Bu yılki Draftte Dumars ilk turda bir kez daha 15.inci sırada seçme hakkına sahipti. Babası Darren da eski bir NBA oyuncusu olan Austin Daye'i seçti. Bu oyuncu fizik olarak NBA'e hazır değil, ancak çok farklı özellikleri olan birisi. Daye şu anda 24 maçta forma giydi, bir maç ilk beş başladı ve maç başına 14.2 dakika süre alıyor, 5.0 sayı, 2.3 ribaunt ortalamasıyla oynuyor. Onunla ilgili bir karar vermek için iki yıl beklemek lazım, ancak başlangıcı fena değil. İkinci turda ise Dumars 35.inci sırada DaJuan Summers'ı ve 39.uncu sırada ise Jonas Jerebko'yu seçti. Summers şu ana kadar çok fazla süre bulamıyor, ancak bir çok uzman onun ilk turluk yetenek olduğunu belirtiyor. Jerebko ise mutlaka Dumars'a Memo'yu hatırlatmıştır. Basketbola geç başlamış, başka bir sporla ilgileniyormuş, boyu geç uzamış, Avrupalı (İsveç) oynadığı lig veya aldığı sürelerden dolayı çok fazla kimsenin radarında değil, yani kısacası benzerlikler çok fazla. Şu anda oynadığı 24 maçın 23.ünde ilk beş başlayan, maç başına 28.0 dakika süre alan ve 8.3 sayı, 5.4 ribaunt ve % 49.0 şut yüzdesiyle oynayan 22 yaşındaki genç oyuncu belki de Brandon Jennings'den sonra ligin en büyük sürprizi. Jennings bile nereden çıktı bu çocuk dedirtemiyor, çünkü lisedeyken tüm A.B.D'nin en yetenekli 5 oyuncusundan birisiydi. Nereden çıktı bu çocuk dedirtebilmek için Kinna gibi, Yalova gibi Amerikada hiç bilinmeyen yerlerden olmak gerekiyor. Dumars da bu tavşanları şapkadan çıkarmaya devam ediyor.

Murat Murathanoğlu
« Son Düzenleme: Aralık 21, 2009, 20:50:29 ÖS Gönderen: Charles Barkley »
Kayıtlı
No Comment

Tags:

Bad Boy

  • Godfather
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 1581
  • Big Mike
    • Profili Görüntüle
    • WWW
Ynt: Şapkadan Tavşan Çıkartmak
« Yanıtla #1 : Aralık 21, 2009, 22:46:43 ÖS »
Dumars 2000 yılında Pistons'ın başına geldi ve ilk NBA Draftinde iyi bir seçim sırası olan 14.üncü sırada seçme hakkına sahipti. Detroit'in bulunduğu Michigan eyaletinde yer alan Michigan State Spartans Üniversitesinin yıldız oyun kurucusu Mateen Cleaves'ı seçti. Aynı draftin ikinci turunda ise ki 44.üncü sıraydı bu halen NBA'de oynayan ve yine Big 10 Liginde yer alan Purdue Boilermakers Üniversitesinden forvet Brian Cardinal'ı tercih etti. Dumars'ın ilk draftine baktığımızda Michigan eyaletinin en güçlü iki NCAA takımı olan Michigan State ve Michigan Wolverines Üniversitelerinin yer aldığı Big 10 Liginin sert oyunundan etkilenmiş olduğu net bir şekilde ortaya çıkıyor. Pistons ''Kötü Çocuklar'' olarak ün yaptıysa Big 10 Ligi de ''Kötü Çocuklardan kurulu takımların ligi'' olarak belli ki Dumars'ın takdirini kazanmış. Ancak Cleaves seçiminde başarılı olamamasının sebebi, sanıyorum ki çevre baskısı veya çevre etkinliği olabilir. Cleaves Michigan State'i Magic Johnson'dan sonra bir NCAA şampiyonluğuna taşıyan ikinci oyuncuydu. Johnson gibi oyun kurucuydu, Johnson gibi liderdi, Johnson gibi kazanan ve kazandıran birisiydi, Johnson gibi pek şut sokamazdı, Johnson gibi takım arkadaşlarını yukarıya çekmeyi becerirdi. Ancak maalesef Johnson?dan çok daha kısa, çok daha az atlet ve NBA'de bazı masörlerden bile biraz daha ağırdı.
 
mateen cleaves,morris peterson ve j-rich'li michigan state'i şampiyonluğa taşıdı ancak ncaa'de yaptıklarıyla kalacağını ve üstüne ekleyemeyeceğini görmek için kahin olmak gerekmezdi gelebileceği en üst noktaya zaten ncaa'de gelmişti pistons döneminden sonra kariyerinin geri kalanında da bir dönem kings'in kafaya oynadığı kadroda kenarda havlu sallayan adam olarak görev yaptı ve bir daha da ortalarda gözükmedi zaten son cümle herşeyi açıklıyor onun için ;D

yazının geri kalanına katılıyorum dumars ön sıradan seçmediği sürece draft'da başarılı bir isim şapkadan çıkardığı tavşanlarda ortada
Kayıtlı

Chauncey Billups

  • AlaturKE
  • Administrator
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 14579
  • Mr Big Shot
    • Profili Görüntüle
    • WWW
Ynt: Şapkadan Tavşan Çıkartmak
« Yanıtla #2 : Aralık 21, 2009, 23:18:10 ÖS »
2003'de Darko Milicic'i seçtiği için insanların çok fazla önyargılı olduğu bir gerçek. Şimdi 2003'e dönersek Milicic seçiminin kendi içinde mantıkllı ve tutarlı olduğunu ancak seçilen isimde hata olduğunu görürüz.

Pistons'ın o sene SF'ye ihtiyacı yoktu zira sisteme cuk diye oturan Prince varken Melo'yu seçmemesi yadırganamaz. Pistons'ın guarda ihtiyacı yoktu. Billups-Hamilton ikilisi o denli uyumluyken (ki şampiyonluk geldi) Wade'i seçmek de hata olurdu.

Seçilmesi gereken uzundu ve Bosh'ı es geçip Milicic'i seçtik. Milicic'i, yeni Nowitzki yaratabilme adına aldık ama olmadı. Sürekli Melo ve Wade neden es geçildi diyenler oluyor o bakımdan bunu yazıyorum. Kısa bulmak kolaydır ama uzun bulmak zordur. Bu nedenle uzun seçimi doğruydu ama isim hatalıydı.

2000'lerden beri yaptığı hatalar elbette var ama yaptıkları doğruların yanında bunlar deve de kulak kalır Dumars konusunda .. Milicic en büyük hatası keşke olmasaydı ama oldu.
Kayıtlı
No Comment