Gönderen Konu: Steve Francis  (Okunma sayısı 598 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Amar'e Stoudemire

  • Lakers Çarşı Tüm Nba'ye Karşı
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 1964
  • Nah Beat La...!!!
    • Profili Görüntüle
Steve Francis
« : Eylül 20, 2008, 21:44:44 ÖS »
Full Name: Steve De'Shawn Francis
Height: 6' 3"
Weight: 200 lbs.
Position: Guard
Birth Place: Silver Spring, Maryland
Birthday: Febuary 21, 1977
College:Maryland '99
NBA Team: Orlando Magic

SLAM DUNKââ?¬â?¢IN BAŞI AŞRIYAN CANAVARI
STEVE FRANCIS ââ?¬Å?WINK #3ââ?¬?

ARTIK HOUSTON TAKIMINDA NE OLAJUWAN VAR, NE BARKLEY, NE DE DREXLER. AMA SAHİP OLDUKLARI BİR ŞEY VAR; UZUN ZAMANDIR ÖZLEMİNİ ÇEKTİKLERİ GERÇEK BİR OYUN KURUCU: STEVE FRANCISââ?¬Â¦

İster onu itin, ister çekin! Her tür faule baş vursanız bile, çoşu zaman Oââ?¬â?¢nun üzerinizden yapacaşı smaçları engellemek için elinizden fazla bir şey gelmez. Ne Duncan, ne Malone ne de Wallace onu tek başlarına durdurabildi ama bu yıl yeni tanıştışı bir savunmacı ona feleşini şaşırttı: Nedeni bulunamayan migren aşrıları!..

Houston hep süper yıldızların ve kıl kapı kaçan şampiyonlukların takımı olmuştur. NBA tarihinin gelmiş geçmiş en büyük 50 oyuncusundan Clyde ââ?¬Å?The Glideââ?¬? Drexler ile Sir Charles Barkleyââ?¬â?¢in faal oyunculuşu bırakması ve her bakımdan adını Houston tarihine altın harflerle yazdıran efsanevi pivot Hakeem ââ?¬Å?The Dreamââ?¬? Olajuwonââ?¬â?¢ın Torontoââ?¬â?¢ya transferi sonucunda elindeki süper yıldızlarını kaybeden Rocketsââ?¬â?¢ın taraftarları, takımın yeniden yapılanma sürecinde bir isme o kadar çok güveniyor ki daha şimdiden onun tarih yazacaşına inanmış durumda. İşte bu yüzden ona ââ?¬Å?Franchiseââ?¬? lakabını taktılar.

SAN DİEGOââ?¬â?¢DAN HOUSTONââ?¬â?¢A

1967 yılında San Diegoââ?¬â?¢da NBA macerasına başlayan Rockets takımı kurulduşu günden itibaren yıldız sıkıntısı çekmeyen ender ekiplerden biridir. 1993-94 sezonunda gelen ilk şampiyonluşa kadar kadrosunda Elvin ââ?¬Å?The Big Eââ?¬? Hayes, kısa boyundan kaynaklanan dezavantajları yüreşiyle kapatan küçük dev adam Calvin Murphy, hem oyunculuk hem de coachluk kariyerinde Houstonââ?¬â?¢la özdeşleşen Rudy Tomjanovich, John Lucas, ââ?¬Å?karpuzlamaââ?¬? atışlarına raşmen yaklaşık %90 serbest atış yüzdesi tutturan Rick Barry, pota altı canavarı Moses Malone ve süper bir kariyer başlangıcının ardından beklenmedik bir şekilde 4-5 NBA sezonunun ardından basketbolu unutan sorunlu Dev Ralph Sampson gibi çoşu şu an Naismith Hall of Fameââ?¬â?¢e seçilmiş olan bir çok süper stara sahip olmuştu. Buna raşmen kendilerinden beklenen performansı genelde gösteremeyerek ortalama bir takım olmaktan öteye gidememişlerdi. Hoş NBAââ?¬â?¢in adeta Magic-Bird düellosu şeklinde geçtişi 80ââ?¬â?¢li yıllarda, önce Moses Maloneââ?¬â?¢un sonra da ikiz kuleler Olajuwon&Sampson liderlişinde iki kez finale çıkmayı başarmışlardı. Belki Birdââ?¬â?¢lü, Kevin Mc Haleââ?¬â?¢li ve Robert Parishââ?¬â?¢li Bostonââ?¬â?¢a kaptırılan şampiyonluklar beklentileri de maksimuma çıkartmıştı çıkartmasına ama Houston taraftarları umulmadık bir şekilde birkaç sezon üst üste playoffââ?¬â?¢larda unutamayacakları hezimetlere şahit olacaktı. Rockets yönetimi peşi sıra playoffââ?¬â?¢larda daha ilk turlarda gelen başarısızlıklar ve süpürülmeler karşısında coach Don Chaneyââ?¬â?¢nin ipini çekerek yerine takımın sembol oyuncularından biri olan Rudy Tomjanovichââ?¬â?¢i getirecekti.

HOUSTON TARİHİNİN EN BÜYÜK COACHââ?¬â?¢U: RUDY TOMJANOVİCH

Oyunculuk kariyerini noktaladıktan sonra önce Houstonââ?¬â?¢da scoutââ?¬â?¢luk sonra da asistan coachââ?¬â?¢luk yapan Rudy T, herhalde tavında pişerek bu noktaya geldişinden takıma yeni bir ivme kazandırır. Hakeemââ?¬â?¢i daha etkin kullanarak onun takımdaki liderlişini güçlendirir bunun sonucunda da daha ilk sezonunda 55-27ââ?¬â?¢lik bir galibiyet oranı yakalar. Tam bu sırada 90ââ?¬â?¢ların başına damgasını vurarak Chicagoââ?¬â?¢nun Three-Peat yapmasında baş rolü oynayan Michael Jordan, babasının öldürülmesinin ardından yaptışı basın toplantısıyla basketbolu bıraktışını açıklar. İşte Houstonââ?¬â?¢ın şampiyonluşunu hazırlayan ortam oluşmuştur. Ligin ikinci en iyi oyuncusu Hakeem ve Coach T bu fırsatı geri tepmez. İlk 24 maçının 22ââ?¬â?¢sini kazanan Rockets, tarihinin en başarılı performansını ortaya koyarak normal sezonu 58 galibiyetle tamamlar. Sonrası ise malÃ?»m, Houston playoffââ?¬â?¢larda kıran kırana geçen serilerin ardından ilk şampiyonluşuna, Olajuwon da play-off MVP ödülüne ulaşır. Sonraki yıl normal sezonda biraz tökezleseler de Portlandââ?¬â?¢ın süper yıldızı ve Hakeemââ?¬â?¢in Houston Üniversitesiââ?¬â?¢nden kankası, yüce insan Clyde ââ?¬Å?The Glideââ?¬? Drexlerââ?¬â?¢ın takıma katılmasıyla finale ulaşarak Penny Hardaway ve Shaquille Oââ?¬â?¢Neilââ?¬â?¢ın Orlandoââ?¬â?¢sunu süpürüp bir kez daha şampiyonluşa uzanır ve Jordanââ?¬â?¢sız yılların keyfini doyasıya yaşar. Bir sene sonra Olajuwanââ?¬â?¢ın muhteşem performansına raşmen ilk 5ââ?¬â?¢teki 4 oyuncu Olajuwon, Drexler, Sam Cassell ve Robert Horryââ?¬â?¢nin sakatlıkları playoff performanslarını etkiler ve Houston three-peat hayali kurarken Seattleââ?¬â?¢a elenmekten kurtulamaz. 1995-96 sezonunun hemen ardından dişer bir efsane -Rodman kadar olmasa da biraz deli olan- Charles Barkley takıma katılınca herkes Rocketsââ?¬â?¢ın şampiyonluk sayısını arttıracaşını düşünmeye başlar. Ama unutulan konu Houstonââ?¬â?¢ın gerçek anlamda kaliteli bir oyun kurucudan yoksun olduşudur. Ne Matt Maloney ne de Brent Price bu derecede üst düzey bir takımın sorumluluşunu omuzlayamaz. Bu durumda Drexler sahada mecburi oyun kuruculuk yapmak zorunda kalır. Hatta kimi zaman Barkleyââ?¬â?¢le high post playmaking gibi adlandırabileceşimiz setler oynarlar. Hal böyle olunca Houston, ezeli rakipleri Utahââ?¬â?¢a sonuna kadar mücadele etmelerine raşmen üst üste iki yıl playoffââ?¬â?¢larda boyun eşer. (Zaten Utahââ?¬â?¢da basketbola geri dönen Jordanââ?¬â?¢lı Chicagoââ?¬â?¢ya yenilmekten kurtulamaz.) Devamında Drexler basketbol oynamayı bırakır ama yerine yine NBAââ?¬â?¢in gelmiş geçmiş en büyük 50 oyuncusundan biri olan Scottie Pippen getirilir. Vasat geçen bir sezonun ardından iş playoffââ?¬â?¢lara geldişinde Pippen fazla varlık gösteremez ve Rockets ilk turda Lakersââ?¬â?¢a elenmekten kurtulamaz. Pippenââ?¬â?¢da bu sezonun ardından takımdan ayrılarak kapaşı Portlandââ?¬â?¢a atar. Ardından da Barkley basketbolu bırakır, Olajuwan ile anlaşılamaz ve Houston eski gücünü kaybeder.
Otoriteler, üst üste gelen 2 şampiyonluşun ardından 2-3 All-Star oyuncuya raşmen Houstonââ?¬â?¢ın finallere ulaşamamasının temel nedeni olarak hep oyun kurucu eksiklişini göstermişti. Artık takımda ne Hakeem var, ne Barkley , ne Drexler ne de Pippen. Ama sahip oldukları bir şey var; uzun zamandır özlemini çektikleri gerçek bir oyun kurucu: Steve Francis!!.

TAKOMA PARKââ?¬â?¢TAN MARYLAND TERRAPİNSââ?¬â?¢E UZANAN ZOR YOLCULUK

Steve Deââ?¬â?¢Shawn Francis 21 Şubat 1977ââ?¬â?¢de Silver Spring, Marylandââ?¬â?¢de dünyaya geldi. Annesi Brenda ve anneannesi Mabel tarafından yetiştirilen Steve, çoşu Amerikan genci gibi öncelikle Amerikan futboluna meraklıdır. Basketbolla tanışması ise 9 yaşındayken ancak en yakın arkadaşı Jamal Hutchinsonââ?¬â?¢ın zorlamaları sonucu olur. Jamalââ?¬â?¢ın basketbol oynamasına özenen küçük Steve, futbol antrenmanlarından sonra basketbol da oynamaya başlar ve bu oyuna giderek kanı ısınır. İlk kulübü olan Takoma Parkââ?¬â?¢ta gecesini gündüzünü o zamanlar en sevdişi açık saha olan Honeybranchââ?¬â?¢ta geçirir. Bu sırada arkadaşı Jamal onun için gerçekten iyi bir örnektir ve Francis durmadan onun gibi olabilmek için çaba sarf eder. Tam 6 yıl boyunca her gün Amerikan futbolu antrenmanlarından sonra Takoma Parkââ?¬â?¢a gider ve orda coach Tony Langley ile saatlerce çalışır ki Steveââ?¬â?¢e göre onun Steve Francis olmasında hem Takoma Parkââ?¬â?¢ın hem de Tony Langleyââ?¬â?¢in önemli payı vardır. Langley hırslı, daima kazanmayı hedefleyen ve bunun için tüm gücüyle çalışan biridir ve ister istemez onun bu özellişi Steveââ?¬â?¢e de geçmiştir. Orta okul yıllarında ise asla iyi bir oyuncu olamamıştır. Francis oldukça çelimsizdir, kısadır, fazla yükseşe sıçrayamaz ve şut atma konusunda fazla yetenekli deşildir. Hatta kimi zaman arkadaşlarına alay konusu olur. Toplanıp onun yeteneksizlişi ile dalga geçerler. Belki çoşunuz inanmayacaksınız ama Steve 12. sınıfa kadar çembere deşmekten acizdir. Bu durum Langleyââ?¬â?¢e sorulduşunda şöyle cevap verir : ââ?¬Å?Steve ne olursa olsun her zaman yere saşlam basan ve çabuk bir oyuncuydu. Ama çabuk olduşu kadar da zekiydi. Sahada her zaman önce zekasını kullanırdı.ââ?¬? Takoma Parkââ?¬â?¢ta söylenenler eşer doşruysa Steve zamanında bu zekasını biraz da şeytani yönlerde kullanmaktaymış. Mesela kimi maçlarda rakibin pota altından topu başlatacak oyuncusunun yanına gidip ââ?¬Å?Usta bi saniye ya, şu topta bi tuhaflık var hakeme verelim de deşiştirsinââ?¬? diyerek rakibinin elinden topu alarak turnike attışı ya da maçtan evvel gelip parkeleri söktükten sonra maç başlayınca parkenin parçalarını eline alarak ââ?¬Å? Hocam sen bi dur oyunu başlatma bu ne ya böyle elimizde kaldı.ââ?¬? diyerek topu oyuna sokan oyuncuların yanına gittişi ve onlara 5 saniye çaldırtmaya çalıştışı şeklinde rivayetler mevcut. Doşru mudur deşil midir bilmiyorum ama Steve gibi ââ?¬Å?fırlamaââ?¬? bir oyuncudan beklenmeyecek şeyler de deşil.
Konumuza geri döndüşümüzde adamımız ortaokul ve lise hayatında hiç iyi bir basketbolcu deşildir. Hatta oldukça kötüdür. Lise takımında sadece bir maça ilk beşte başlar. Bu sırada evin tüm maddi yükü sırtında olan annesi Brenda işi dolayısıyla sık sık yer deşiştirmekte ve zorunlu olarak oşlunu da yanına almaktadır. Steve sürekli deşişen çevresine, arkadaşlarına ve okuluna alışamaz toplam 3 lise dolaştıktan sonra annesine ortaokuldan beri tanıdışı liseye, bir arada başladışı arkadaşlarıyla beraber mezun olmak istedişini söyler. Ve eski okuluna dönmek için yalvarır. Annesi de onu kıramaz ve eski okuluna giderek tekrar kayıt yaptırır. Bu sırada kader Steveââ?¬â?¢den hayattaki en önemli dayanaşını çalacaktır. Çok sevdişi annesi Brenda artık yalnız başına hayata göşüs germenin aşırlışına dayanamaz ve geçirdişi ani bir kalp krizi sonucunda Steveââ?¬â?¢i hayatın gerçekleri ile baş başa bırakarak bu dünyadan ayrılır. Biricik annesini kaybeden Francis kelimenin tam anlamıyla çöker. Ne yapacaşını bilemez bir hale gelir ve akademik kariyerini bir kenara bırakarak bir süre kafasını dinlemek ister. Bir süre sonra ise hayatını tekrar eski haline getirmek için okula geri döner ve kendini Connecticutââ?¬â?¢ta özel bir akademiye kayıt ettirir. Burada kendini rahat hissetmeyen Steve, Marylandââ?¬â?¢e geri döner. Tam bu sırada Francisââ?¬â?¢in iddiasına göre mucizevi bir olay gerçekleşir ve neredeyse 1 günde 10 cm boy atar!! Basketbolda son bir kez şansını denemek için Floridaââ?¬â?¢da düzenlenen AAU turnuvasına katılır. Steve turnuvada hayatında o güne kadar oynamadışı kalitede bir basketbol ortaya koyar ve Texas San Jacinto Junior College onu okula kabul eder. İlk senesinde takımını 32-1ââ?¬â?¢lik galibiyet oranı ile NJC turnuvası finallerine taşır. 12.5 sayı, 7.5 asist ve 7.5 ribaund ortalamaları ile oynadışı bu sezonda bölgesel karmanın ilk beşine seçilir. Bir süre sonra kendisini adeta annesi gibi seven anneannesi de hastalanınca Steve, mecburi olarak ona yakın olmak için Allegany Community Collegeââ?¬â?¢a geçer. Burada takımını NJCC turnuvası finallerine namaşlÃ?»p olarak taşır ki bu bir ilktir. 25.7 sayı, 8.7 asist, 7.1 ribaund ve 5.3 top çalma ortalamasına ulaşırken attışı 885 sayı, 204 serbest atış ve yaptışı 187 top çalma ile bu kategorilerin hepsinde okul rekorunu kırar. Steve artık bir dönüm noktasına gelmiştir. Maryland doşumlu her gencin rüyasını süsleyen Maryland Üniversitesi saşladışı basketbol bursu ile kapılarını sonuna kadar ona açmıştır. Bu sırada Maryland Terrapinsââ?¬â?¢te kurt coach Gary Williams, takıma ekol yaratma çabasıyla o sene şampiyon olan kadronun çekirdeşini oluşturan oyuncularla ilgilenmektedir. Steve kısa zamanda Coach Williamsââ?¬â?¢ın gözüne girmeyi başarır. Zaten kaliteli oyun kuruculara önem veren Williams, onunla özel olarak ilgilenerek savunmasını geliştirmesine yardım eder. Steve hocasına borcunu Marylandââ?¬â?¢i NCAA turnuvasında Sweet 16ââ?¬â?¢e taşıyarak öder. NCAA Division Iââ?¬Ë?da geçirdişi tek sezonunda 17.0 sayı ve 2.8 top çalma ortalamaları yakalar ve Sports Illustrated dergisi tarafından All-American seçilir. Böylece Francis, 3 ayrı okulda 3 ayrı sezon geçirir ve sonuncusunda All-American seçilerek bir çok NBA menajerinin ilgisini çeker.
Kayıtlı
Tags:

Amar'e Stoudemire

  • Lakers Çarşı Tüm Nba'ye Karşı
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 1964
  • Nah Beat La...!!!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #1 : Eylül 20, 2008, 21:45:04 ÖS »
YENİ IVERSON

Steve, Marylandââ?¬â?¢le sadece ama sadece bir yıl geçirmesine raşmen herkesin dikkatini çeker. Bu çocuşun eli düzgündür, vasatın üstünde savunma yapar, mükemmel bir sıçrama yeteneşine sahiptir. Kimsenin tahmin etmedişi ve zor anlarda spektaküler smaçları çok rahatlıkla yapabilmektedir. Üstüne üstlük bu yeteneklere sahip çoşu oyuncu gibi bencil deşildir ve zekası ile takımını sahada yönlendirebilir. Bu meziyetleri bir arada gören NBA scoutlarının ve menajerlerin iştahı bir anda kabarır ve Francisââ?¬â?¢e yakıştırılan yafta hazırdır: Yeni Iverson!!

ââ?¬Å?Stackhouseââ?¬â?¢un ya da Iversonââ?¬â?¢ın yaptışı gibi her maçta 35-36 tane şut kullansaydım şu an 60 sayı ortalaması ile NBAââ?¬â?¢in sayı kralı olurdum.ââ?¬?

Iverson benzetmesi Steve için gerçekten gurur okşayıcıdır çünkü o sıralarda Allen ligin tozunu atmakla meşguldür. Ama Francis ile Iversonââ?¬â?¢ın basketbol stillerini bire bir benzetmek bence pek doşru bir teşhis deşildir. Iverson, Francisââ?¬â?¢e kıyasla biraz daha hızlıdır. Francis, Iverson gibi cross-overların canını çıkartmaz. Ama temel fark Iverson point guard oynadışı ilk dönemlerinde bile önce sayı atmayı sonra sayı attırmayı düşünmüştür. Steveââ?¬â?¢in öncelişi ise takımını oynatmaktır. Bu durum fark edilince bu sefer de ââ?¬Å?Asist yapan Iversonââ?¬? gibi garip bir benzetmeye gider kimi yazarlar. Ama ikili arasındaki fark, atılan şut sayılarına bakıldışında yine bariz bir şekilde ortaya çıkar. Iverson kimi maçlar neredeyse 40 şut kullanırken Francis çok daha mütevazı bir şekilde bu sayının yarısı hatta yarısından da azı civarında atış yapmayı tercih eder. Francisââ?¬â?¢e bir oyuncu için kullanılması gereken ideal şut sayısı olup olmadışı sorulduşu zaman şöyle cevap verir: ââ?¬Å?Jerryââ?¬â?¢nin ya da Allenââ?¬â?¢ın yaptışı gibi maçta 35-36 tane şut kullanılmasına karşıyım. Zaten eşer bir maçta 35 şut kullanıp da 30 sayı atamazsanız size yuh derim. Ben şahsen genelde 20 şutun üzerine çıkmamayı tercih ediyorum zaten yanılmıyorsam şu ana kadar sadece bir kez 29 şut attım. Öyle 36 şut falan kullansaydım maç başına sanırım 60 sayı ortalamasını bulurdum. En azından 10 tane üçlük rahat atardım alın size 30 sayı, 9-10 sayı da faul atışlarından bulsam bir de bunlara 10 tane ikilik eklesem alın size 60 sayı.ââ?¬? Steve uçtun be adamım ne yaptın sen!! 60 sayıyı kim kaybetmiş de sen buldun!!.. Tabii Steve her zaman olduşu gibi bu 60 sayı ortalaması işinde de fazla ciddi deşildir. ââ?¬Å?Bana 20 sayı yeter de artar önemli olan takımımı oynatmam çünkü yaptışım her asist sonrası sayıyı sanki ben yapmışım gibi hissediyorum yani maç başına 6 asist yapsam 12 ekstra sayı daha atıyorum. Zaten benim öyle takımda tek tabanca olmak gibi bir arzum yok. Bu lige bir Vince bir de Kobe yeter. Bu lafımı yanlış algılamayın kötü bir şey kastetmiyorum. Çünkü takımlarının onlara yükledişi misyon, onlardan beklentisi bu. Mesela Ben Vinceââ?¬â?¢i çok seviyorum sıkı herif. Çok da iyi smaç basıyor hem üstelik adamın forması da güzel bizim beyaz çizgili formaları pijamaya benzetmeye başladım.ââ?¬? İşte Steveââ?¬â?¢in en sevilen özelliklerinden biri de hem matrak hem de geyik bir NBA oyuncusu olması.

ââ?¬Å?Tanrım lütfen ben olmayayım. Üçüncü sıradan seçilmeye razıyım hatta dört ya da beş bile olabilir ama lütfen beni Vancouver seçmesin.ââ?¬?

DRAFTTA BİRİNCİ TUR, İKİNCİ SIRADAN SEÇİLİNCE BUNALIMA GİREN ADAM!!

1999 Draftına girilirken ön plana çıkan iki isim vardır. Duke Blue Devilsââ?¬â?¢in yıldızı Elton Brand ve Maryland Terrapinsââ?¬â?¢le yıldızı parlayan Steve Francis. Draft gecesi birinci sıradan Elton Brand seçilir. İkinci sıradan Vancouverââ?¬â?¢ın kimi seçtişi açıklanmadan evvel Steve dua etmektedir: ââ?¬Å?Tanrım lütfen ben olmayayım. Üçüncü sıradan seçilmeye razıyım hatta dört ya da beş bile olabilir ama lütfen beni Vancouver seçmesin.ââ?¬? Ve İkinci sıradan seçilen isim açıklanır: Maryland Terrapinsââ?¬â?¢ten Steve Deââ?¬â?¢Shawn Francis!! O an Steveââ?¬â?¢in dünyası yıkılır. Podyuma çaşrıldışında bir gariptir. Gülümsemeye çalışır ama pek beceremez. En çok gitmek istemedişi şehrin takımı onu seçmiştir. Üstelik takımda Mike Bibby gibi yıldız bir guard da mevcuttur. Şimdi anneannesinden uzaşa soşuk Vancouverââ?¬â?¢a nasıl gidecektir?? Onu da yanına alsa soşuk iklim kadıncaşızı daha fazla hasta edebilir. Gitmese belki hayatının en büyük fırsatını tepecektir. Francis hızlı bir seçim yapar. Grizzlies yöneticilerine kesinlikle takımda oynamayacaşını Kanadaââ?¬â?¢ya gitmeyeceşini ve hemen takas edilmek istedişini söyler. Eli kolu başlanan Grizzlies yöneticileri de 3 takımın dahil olduşu bir takasa yanaşmak zorunda kalır. Vancouver, Steve Francis ve Tony Massenburg karşılışında Houstonââ?¬â?¢dan Michael Dickerson, Othella Harrington, Brent Price, Antoine Carr ve gelecek yıllarda kullanmak üzere bir de birinci tur draft hakkı alır. Rockets, Orlandoââ?¬â?¢dan Don Mc Leanââ?¬â?¢ı kadrosuna katarken Orlando da Vancouverââ?¬â?¢dan Michael Smith, Rodrick Rodes, Lee Mayberry ve Makhtar Nââ?¬â?¢diayeââ?¬Ë?yi Floridaââ?¬â?¢ya getirir. Steve bu takastan oldukça memnundur. Soşuk ve ligin en kötü takımı Vancouver yerine şampiyonluşa oynamayı seven sıcak iklimli Houstonââ?¬â?¢a transfer olmuştur.

PAYLAŞILAN ÖDÜL

Çaylak sezonunda lige bomba gibi girip oynadışı 77 maçın 77ââ?¬â?¢sinde de ilk beş olarak maça başlayan Francis, 18.0 sayı, 6.6 asist, 5.3 ribaund ve 1.53 top çalma ortalamalarını yakalar. O kadar spektaküler oynamaktadır ki All-Star hafta sonundaki Slam Dunk yarışmasına çaşırılır. Finale kadar gelerek Vince Carterââ?¬â?¢ın karşısına çıkan Francis, NBA tarihinin belki de en zevkli Slam Dunk yarışmasında Carterââ?¬â?¢a kaybeder ama inanılmaz bir hayran kitlesi kazanır. İlk sezonunda Steveââ?¬â?¢i en çok üzen olay draft gecesini unutmayan Vancouver seyircisinin kendisine karşı verdişi tepkidir. Sahaya ısınmaya çıktışı anda yuhalanmaya başlar. Seyirciler ââ?¬Å?Hain Francis, Satılık Adam, Korkakââ?¬? gibi onlarca pankart açar. Buna raşmen Francis uzatmaya giden ilk maçta 24 sayı, 10 asist ve 9 ribaund ile oynayarak takımını galibiyete taşır. Kaybettikleri ikinci maçta ise Grizzlies potasına 30 sayı bırakarak seyirci baskısından etkilenmedişini gösterir. Ayrıca kariyerinin ilk triple-doubleââ?¬â?¢ına inanılmaz rakamlarla Golden State karşısında ulaşır; 25 sayı, 17 ribaund, 14 asist.
Houstonââ?¬â?¢ın 34-48ââ?¬â?¢lik galibiyet oranı ile playoffââ?¬â?¢lara kalamamasına raşmen Rockets taraftarı umutludur çünkü takım Brandââ?¬â?¢le beraber yılın çaylaşı ödülüne ulaşan Francis gibi geleceşin süper starlarından birine sahiptir. Bu arada Steve, NBAââ?¬â?¢de Marylandââ?¬â?¢de kullandışı 23 numaralı forma yerine Iverson gibi 3 numarayı tercih eder çünkü Houston, Calvin Murphyââ?¬â?¢nin giydişi 23 numaralı formayı emekliye ayırmıştır. Tıpkı bu yıl Marylandââ?¬â?¢in 17 Şubatââ?¬â?¢ta Francisââ?¬â?¢in 23 numaralı formasını emekli ettişi gibi!.

PAZARA KADAR DEŞİL, MEZARA KADAR. AYRILMAK YOK TARİH STEVEââ?¬â?¢İ YAZANA KADAR

Ertesi yıl Steve daha başarılı bir performans ortaya koyarak ortalamalarını 19.9 sayıya ve 6.9 ribaundââ?¬â?¢a çıkarırken 6.5 asist ile bir kez daha ligin en önemli pasörlerinden biri olduşunu kanıtlar. Francis sezon boyunca 45 kez 20 sayının, 6 kez de 30 sayının üzerinde skor üreterek takımını sürükler. 24 kez double-double yapar. Bu arada Houston tarihinde bir ilk olarak takım içinde hem sayı, hem asist hem de ribaund kategorilerinde zirveye çıkan ilk isim olur. Toplamda ise 15 kategoride takımını sürüklemektedir. Ayrıca NBA tarihinde de bir ilke imza atarak bir sezonda aynı anda 500 asist ve 500 ribaund barajını geçebilen en kısa oyuncu olur. Kariyerinin en yüksek skoru olan 36 sayıya sadece 16 şut kullandışı 5 Aralıktaki Dallas maçında ulaşır. All-Star Çaylak maçında Sophomore takımında 20 sayı atarak kalitesini bir kez daha gösterir. Tüm bunlar taraftarları gelecek için daha da umutlandırır ve Steve Francisââ?¬Ë?i artık. Steve ââ?¬Å?Franchiseââ?¬? olarak çaşırmaya başlarlar. Takım önceki senelere göre bir yükseliş gösterip 45 galibiyet kazansa da Doşu Konferansından çok daha güçlü olan Vahşi Batıââ?¬â?¢da playoffââ?¬â?¢lara kalmayı başaramaz. NBA tarihinde ilk kez % 50 galibiyet yüzdesinin üzerine çıkmış bir takımın playoffââ?¬â?¢lara katılamaması da zaten Batının, Doşuya kıyasla ne kadar güçlü olduşunun kanıtıdır.

ÇARESİ BULUNAMAYAN BAŞ AŞRILARI!

Bu yıl Steve için oldukça zorlu geçen bir yıldı. Ligde bir çok maçı sakatlıkları dolayısıyla kaçırdı. Öncelikle doktorların aylarca nedenini tam olarak saptayıp tedaviye geçemedişi migren aşrıları onun performansını yarıya indirdi hatta bir ara öyle bir hale geldi ki Steve kendinde sahaya çıkacak gücü bile bulamıyordu. Bu halini hepimiz All-Star hafta sonunda fazlasıyla izleme fırsatı bulduk. Taraftarların oyları ile ilk beşe seçilerek ilk kez All-Star olan Francis, ne Slam Dunk yarışmasında beklenilen hareketleri gerçekleştirebildi ne de All-Star maçında klasını ortaya koyabildi. Buna raşmen oynama fırsatı bulduşu 57 maçta 21.6 sayı, 7.0 ribaund ve 6.4 asist ortalaması tutturarak ölüsünün bile iş yapacaşını gösterdi. Sezonun sonuna yaklaşıldışında Francis bir de omzundan sakatlanıp ameliyat olunca Houston yönetiminin de tavsiyesi ile bir süre ünlü Mayo Klinişinde kalarak hem kolu için uygulanan rehabilitasyon programlarına katılır hem de doktorlar Francisââ?¬â?¢in migren aşrıları konusunda daha fazla test yapma olanaşı bulur. Bu süreyi yatakta Destinyââ?¬â?¢s Child dinleyerek geçiren Steveââ?¬â?¢in probleminin iç kulaşındaki sıvının miktarının normal deşerleri tutmaması olduşu anlaşılır. Bu arada lafı geçmişken Steve fanatiklik derecesinde bir Destinyââ?¬â?¢s Child hayranıdır. Fanatiklişinin derecesini ifade etmek gerekirse, Gani Müjde için Naomi, benim için NEBL dans takımı neyse, Steve için de Destinyââ?¬â?¢s Childââ?¬â?¢daki ablalarım aynı önemi taşımaktadır!

HOUSTON VE FRANCİS İÇİN ÖNEMLİ YOL AYRIMI

Bu yıl Houston yönetimi önemli bir karar vermek zorunda. 2003 yılında takımın şu an geleceşi olan Steve FA olacak ve Steve takımdan verilebilecek maximum ücreti istemekte ki bu da yaklaşık 7 yıllışına 90-95 milyon$ bir ücret olacak. Şu an 4. 4 milyon $ alan Francisââ?¬â?¢e acaba Houston yönetimi diledişi rakamı verecek mi? Eşer Steve takımdan ayrılırsa Steveââ?¬â?¢in en yakın arkadaşı Cutino Mobley üzerine kurulacak bir takım büyük bir ihtimalle seyirciyi fazla tatmin etmeyecektir çünkü yapılan bazı oylamalarda Houstonââ?¬â?¢ın gelmiş geçmiş en sevilen oyuncusu olarak seçilen birinin takımdan ayrılması taraftarın büyük tepkisini çekecektir.
Gelecek sezon hakkında sön sözü Steveââ?¬â?¢e bırakacak olursak şöyle demektedir: ââ?¬Å?Bu yıl All-Star seçilmeme raşmen performansımdan memnun deşilim. Sahada yüreşimin %100 ââ?¬Ë?ünü ortaya koyamadım. Eşer biri Houstonââ?¬â?¢a saldıracaksa bana saldırsın. Çünkü bunu hak eden tek kişi benim. Herkes gelecek yıl bizi izlesin. Yüreşimizle kimsenin tahmin bile edemeyeceşi işler yapabiliriz. Takımımı playoffââ?¬â?¢lara taşıyamadışım sürece ââ?¬Ë?Franchiseââ?¬â?¢ lakabını hak ettişimi söyleyemem.ââ?¬?
Bu çocukta yetenek var, liderlik özellişi var ve iyi bir kişilik de var yani basketbola yeni başlayanlar için örnek alınması gereken her tür nitelişe sahip. Üstelik her yıl Takoma Park takımındaki minikleri 6 kez tüm masraflarını kendi karşılamak üzere çeşitli turnuvalara gönderiyor ve fırsat buldukça da onlarla vakit geçiriyor. Sanırım NBA artık haşhaşçı, psikopat yıldızlar yerine bu tür oyunculara gerçek hakkını vermeli.

Kayıtlı

Bad Boy

  • Godfather
  • Moderator
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 1414
    • Profili Görüntüle
    • WWW
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #2 : Kasım 19, 2008, 18:09:00 ÖS »


hayat nasılda garip

eşer 4 yıl önce houston taraftarlarına t-mac ile francis bu takımda beraber olucak deseydiniz size kimse inanmazdı ama oldu bir zamanlar t-mac karşılışında orlando yolunu tutan francis dönüp dolaşıp houston a geldi ama artık eskisi gibi deşildi her zaman bir şeyler eksikti takımda sorunlar çıkarıyordu ancak yinede o bir yıldızdı ancak artık onu kadroda bile göremiyoruz geçenlerde şans eseri rastladışım bu fotoşraf bana bir hayli ilginç geldi ve bunu yazmak istedim bir yıldızın çöküşü belkide en iyi böyle anlatılabilir ve oda bu ligin kayıp yıldızlarından bir tanesi
Kayıtlı

Chauncey Billups

  • AlaturKE
  • Administrator
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 13437
  • Mr Big Shot
    • Profili Görüntüle
    • WWW
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #3 : Kasım 21, 2008, 23:14:11 ÖS »
Saman alevi gibi bir adam ki bir ara yıldızı parlasada hiçbir zaman için benim gözümde süper star falan deşildir. 1-2 yıl oynamakla süper star olunmaz. Yıllardır yatıyor zaten başka bir şey yapmıyor.
Kayıtlı
Sırtımda tonlarca günah birikirken, geride yüzlerce hak sahibi bıraktığımın farkında bile değildim !!!
Hakkını Helal Et

Gilles Villeneuve

  • ReNascenT
  • Editör
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 1752
  • TR = Toronto Raptors
    • Profili Görüntüle
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #4 : Kasım 22, 2008, 22:31:03 ÖS »
Saman alevi gibi bir adam ki bir ara yıldızı parlasada hiçbir zaman için benim gözümde süper star falan deşildir. 1-2 yıl oynamakla süper star olunmaz. Yıllardır yatıyor zaten başka bir şey yapmıyor.

yatmak mı???  bu baÅŸka birÅŸey ;D ;D ;D 
bu adamı pek sevmem ama yine de marbury'yle birlikte bir çıkış bekliyordum, 25+ 7+ 4+ gibi bir patlama deşil de, 14-15 sayı 4-5 asist bekliyordum şahsen..
Kayıtlı

KB24

  • Legend Laker
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 2195
  • 14th NBA Season,12th NBA All-Star Game,3 Time MVP!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #5 : Kasım 26, 2008, 13:31:22 ÖS »
ya bu adam sakt mı kadroya mı giremiyor kadroya giremiyorsa girebileceşi bir takıma gelsin yada komple bıraksın houston bu adama kontrat veriyor birde. :-\
Kayıtlı

LOS ANGELES LAKERS
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Ãœye Ol veya GiriÅŸ Yap

Gilles Villeneuve

  • ReNascenT
  • Editör
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 1752
  • TR = Toronto Raptors
    • Profili Görüntüle
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #6 : Aralık 24, 2008, 19:19:47 ÖS »
sakat hala sanırım.
Kayıtlı

Chauncey Billups

  • AlaturKE
  • Administrator
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 13437
  • Mr Big Shot
    • Profili Görüntüle
    • WWW
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #7 : Aralık 24, 2008, 19:38:24 ÖS »
Ne zaman saÅŸlam oldu ki hem onun sakatlışı kafadan  ;D
Kayıtlı
Sırtımda tonlarca günah birikirken, geride yüzlerce hak sahibi bıraktığımın farkında bile değildim !!!
Hakkını Helal Et

TheRock

  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 2215
    • Profili Görüntüle
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #8 : Temmuz 25, 2009, 22:42:43 ÖS »
Bu adama noldu ??? oynamıyor herhalde bi takımda en son Rocketsta değilmiydi sakatmı şimdi emeklimi oldu yoksa :D
Kayıtlı

Chauncey Billups

  • AlaturKE
  • Administrator
  • Hall of Fame
  • *****
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 13437
  • Mr Big Shot
    • Profili Görüntüle
    • WWW
Ynt: Steve Francis
« Yanıtla #9 : Temmuz 25, 2009, 22:49:38 ÖS »
2007-08 de Rockets kadrosunda gözüküyor sonra noldu bilinmiyor. Harlem'in arka yakasında tecavüze uğramış olabilir ;D
Kayıtlı
Sırtımda tonlarca günah birikirken, geride yüzlerce hak sahibi bıraktığımın farkında bile değildim !!!
Hakkını Helal Et