San Antonio Spurs için oldukça sancılı bir sezon başlayacak. Manu Ginobili’nin sakatlığı her şeyi alt üst etti. Olimpiyatlar’da oynama ısrarı kariyeri açısından da, Spurs açısından da Manu için büyük bir darbe olabilir.
Manu’nun bana göre ve bir çok kişiye göre gereksiz inadı onun kariyerini tehlikeye atan bir sakatlığın gelmesine neden oldu. Zaten sakattın bu kadar zorlamanın hiçbir anlamı yoktu. Kaldı ki tüm bu olup bitenlere rağmen çarşaf çarşaf ‘’Pişman değilim yine olsa yine oynardım.’’ Gibisinden açıklamalar yapması ucuz milliyetçilikten öteye gitmiyor benim için.
Kimsenin ülke sevgisini yargılamak elbette bizim işimiz değil. Ama sporcu sağlığı diye bir şey var. Manu’nun kritik sakatlığına ve nüksetme riskinin yüksek bir ihtimal olduğu bir durumda, Olimpiyatlar’da yer alması sadece ‘’cahillik’’ olarak adlandırılabilir. Ülkeni elbette çok seviyorsundur ve fedekarlık yapma arzunda üst seviyededir ancak sen milyon dolarlık kontratlara imza atan ve koskoca bir organizasyonun en kilit adamlarından biriysen dikkatli olmak zorundasın. Olmazsan böyle olur. Zira Spurs de kontrat görüşmelerini durdurdu ve önce Manu’nun sakatlık sonrası durumunu görmek istiyor haklı olarak.
Spurs cephesindede bir anda karamsar bir tablo oluştu. Yaşlı olarak adlandırılan ve artık son baharlarını yaşadığı öngörülen Spurs’ün, Manu’suz ne yapacağı belirsiz. Bu takımın hala en kilit oyuncusu Tim Duncan. Ve onun göstereceği performans her şeyin kaderini belirleyecek.